BALKABAĞI
Naber blog bacım, nasıl uykum vaaar, neden mi uyumuyorum, fırındaki tatlının pişmesini bekliyorum da ondan, yarın bayram ya, ondan hazırlık. Buralarda ne de ıssızsın, belki de en güzeli bu, şu bayram telaşesini bi atlatalım da gelicem sana.
Offf offf şu anda ve her anda en çok istediğim şey, kilo vermek, ömrümün kg tavanını yaptım, nolcak halim, 70 küsürlerdeyim, hamile iken bile bu kadar değildim, bu geçici bir dönem, elbette kısa bir süre sonra vereceğim diye kendimi avutuyorum ama….acaba kandırıyor muyum ?
Gözlerim kapanıyor, ne pişmez tatlıymış bu…..
KAHVE KEYFİ
Hımmmm, bir fincan cafe crown’nun, dayanılmaz keyfi….
İlla ki vanilyalı olacak ya da karamelli.
Gündüzleri külkedisi,
akşamları tam bir pamuk prenses.
MUTLU İLE MESUT
Benim sevgili bloğum, çok mutluyum çok, offf omuzumda tonca yük ağırlığındaki şu evi temizleme işi çok şükür başarı ile tamamlandı, ben mi yaptım, sadece küçük bir kısmını, diğer kısmını woman yaptı woman, yupppiiii diyorum, başka da bişi demiyorum .
Bir gözüm “new post” sahifende, diğeri de bizim işyerinin canlı kamera görüntüsünde, sekreter kızı röntlüyorum, her zaman kontrol altında tutmak gerek, mazallah.
oy oy oy blog, kocacım da bugün bana yeni hat alacakmış, aradı sordu, “bir mahsuru var mı yavrum” dedi
ay yerim seni kocacık, yok mahsuru yok, her zaman böyle olsan, ev numarasına alacakmış hem de, zaten şu anki numaram da, eskiden oturduğumuz evin nosu idi, artık faturalı hatlıyım hemde şirket hesabı
Bir de şu şirket hesabında bir arabacık alsan bana, nolur ki ?
Yorgunum, yorgun ve mutlu, evin son düzenlemelerini yapmalı ve ikramlık güzel bir şeyler hazırlamalıyım.
YATMADAN HEMEN ÖNCE
Temizlik işini biraz düzene soktum, yarın kadın da gelecek inşallah, gerisi tamamdır. Hımm güzel bir tatlı yapsam diyorum, şekerpare mi olsun, ne olsun, canım şekerpare istiyor şöyle fındıklı mındıklı, ondan yapayım. Bayram havasına girmişim sanırsam, aman gireyim de, bişiler yapayım.
Ya blogcuğum böyle işte, görüyor musun, sabah neler yazdım sana, şimdi neler yazıyorum, böyle dengesiz bir ruh haline sahibim işte ben
Ama tek bir gerçek var ki, ailem bana ilaç gibi geliyor, kocam, çocuklarım, iyi ki varlar.
Alış veriş yapmalıyım, yok yok bayramla ilgisi yok, evde bişicikler kalmamış,mutfağı doldurayım, hem de bayram için özel bir şeyler de alayım. Aslında hediye almak istiyorum, anneme, kardeşlerime, halama ve bazı kişilere daha, özellikle çocuklara, bakalım görürsem uygun bir şey, kısmet, yoksa özel vakit ayırmam mümkün gibi görünmüyor.
Aaa bir de unutmadan, muhtara gidip askıya baktım
askı mı, ne komik, işte varmışız listede cümbür cemaat, onu da not düşeyim dedim, bugün sana eksiksiz rapor veresim var, sanma ki her gün böyle olacak.
KÜLKEDİSİ
Hımm evet evet küçük bir aferini hak ettim, temizlik yapmaya başladım, bayağı da yaptım hani, o bitmez tükenmez işlerin tamamı için belki küçük bir kısım ama yine de 2 saatimi ayırıp, yordum kendimi, şöyle dipler köşeler, koltukların altı falan filan, evet evet kırmızı kurdele taktım yakana, hamarat kız seni, hatta güzel kız, yok yok hemen şımarma, daha fazlasını istiyorsan, daha fazla çalışmalısın.
BAYRAM GELMİŞ, NEYİME ?
Üç gün kalmış bayrama, ağlama yavrum ağlama.
Yok yok ağlıyor değilim, blog. Ağlamam zaten kolay kolay, kalbim taş gibi olduğu için çok nadirdir ağladığım. Ağlamanın zayıflık, eziklik olduğunu öğrendiğimden !! beri ağlamam, çok güçlüyüm !! ya ondan.
Herkes bayrama hazırlık yapıyor, temizlik, alış veriş, mutfak telaşı……. Ben yapmıyorum blog, yapamıyorum, yapmak istemiyorum, isteyemiyorum.Üzerimde nasıl bir yük, yapma zorunluluğum, evim temiz ve düzenli olmalı di mi ? Ne de olsa müze bu ! Yarına kadın inşallah gelir, koltuklar, halılar, camlar berbat, kadın gelirse misafir gelsin bayramda, kadın gelmezse misafir de gelmesin, napıyım ? Gücüm yetmiyor artık, yapamıyorum.
Dün gittim, üstüme bir şeyler alayım mutlu olayım dedim, kızım sana ödül dedim, sanki hak etmişim gibi. Yok yok mağazalar beni boğdu sanki. Ondan bile mutlu olmadım blog.Ne olacak halim blog ?
Allahım beni cezalandırıyor, günahlarımdan ötürü, böyle bir iç sıkıntısı verdi bana, şeytanın oyuncağı oldum çünkü. Bu aklıma geldikçe nefret ediyorum kendimden, Allahım beni affet, doğru yola ilet beni, sana blog üzerinden dua eden benden başka manyak kulun var mı ki ? Çok acınasıyım di mi allahım, ne olur, senin hoşnut olacağın işler-ameller yapmamı nasip et, biliyorum ki, sen istemezsen, ben isteyemem. Sonsuz sayıda, her detayını en inceliği ile kusursuz tasarlayıp, yarattığın, sürekli düzen içinde dönüp duran bu alemde, minicik gözle göremediğimiz-bilmediğimiz yaratıklardan ve her şeyden haberdarsın, ne olur, beni kendi halime bırakma, nefsimin ve şeytanın elinden al beni.
GÜNAYDIN BLOG
Yine başlıyoruz……Tekrar tekrar, bir daha…Kendimi tedavi etmenin yollarını senle arayacağım, self tedavi- self blog. Tüm dengesizliklerimi, gel-gitlerimi, iniş-çıkışlarımı sana kusacağım, kimse bilmesin, ama içimde de kalmasın diye………
Bakalım sen dayanabilecek misin ?
Aralık 7, 2008
Aralık 6, 2008
Aralık 6, 2008